İş Almancası, Ofis ve Kurumsal Terminoloji B2

Almanca Ofis ve İş Hayatı Kelimeleri B2: 40 Temel Terim, Toplantı Kalıpları ve Pratik Rehber 2026

Güncellendi: ·

Alman şirketlerinde doğru terimleri kullanmak ve diplomatik üslup, mesleki saygınlığın ve başarının anahtarıdır. Artikelleriyle 40 vazgeçilmez isim, toplantı ve e-postalar için 20 kalıp ve telc B2 Beruf sınavına yönelik pratik rehberi keşfedin.

CEFR B2 / telc B2 Beruf (DTB B2)
•
LexDeutsch İş Almancası Yayın Kurulu
•
14 dk okuma
Almanca Ofis ve İş Hayatı Kelimeleri B2
1

1. İş hayatında hangi terimlere ihtiyaç var? 40 temel kelime

Departmana göre filtreleyin veya doğrudan terim arayın. Her kelime için artikel, çoğul şekil, anlam ve gerçek iş hayatından örnek cümle sunulmaktadır.

1. Organizasyon, Proje Yönetimi ve İş Akışları

Modern şirketlerde çevik proje planlaması, son teslim tarihi yönetimi ve departmanlar arası koordinasyon için temel terimler.

dieFristverlängerung(Pl. -en)

Bedeutung: son teslim tarihinin uzatılması

"Aufgrund unvorhergesehener Lieferverzögerungen müssen wir beim Auftraggeber eine Fristverlängerung bis Ende nächster Woche beantragen."

↳ Öngörülemeyen teslimat gecikmeleri nedeniyle müşteriden gelecek hafta sonuna kadar ek süre talep etmek zorundayız.

derMeilenstein(Pl. -e)

Bedeutung: proje planındaki önemli kilometre taşı / ara hedef

"Mit der erfolgreichen Migration des ERP-Systems haben wir den wichtigsten Meilenstein im ersten Quartal planmäßig erreicht."

↳ ERP sisteminin başarıyla taşınmasıyla ilk çeyreğin en kritik kilometre taşına planlandığı gibi ulaştık.

dieSchnittstelle(Pl. -n)

Bedeutung: departmanlar veya sistemler arasındaki kesişme noktası / arayüz

"Die Schnittstelle zwischen Vertrieb und Logistik muss dringend optimiert werden, um Reibungsverluste bei Eilaufträgen zu vermeiden."

↳ Acil siparişlerde aksaklıkları önlemek için satış ile lojistik arasındaki kesişme noktasının acilen optimize edilmesi gerekiyor.

dieZielvereinbarung(Pl. -en)

Bedeutung: yıllık performans ve hedef mutabakatı

"Im jährlichen Mitarbeitergespräch legen wir die individuellen Zielvereinbarungen für das kommende Geschäftsjahr verbindlich fest."

↳ Yıllık değerlendirme görüşmesinde gelecek mali yıla ait bireysel hedef mutabakatlarını bağlayıcı olarak kararlaştırıyoruz.

derEngpass(Pl. -pässe)

Bedeutung: darboğaz / geçici kaynak veya personel sıkıntısı

"Durch krankheitsbedingte Ausfälle im Entwicklerteam ist ein personeller Engpass bei der Fertigstellung des Moduls entstanden."

↳ Geliştirici ekibindeki hastalık izinleri nedeniyle modülün tamamlanmasında geçici bir personel darboğazı oluştu.

dieVorgabe(Pl. -n)

Bedeutung: bağlayıcı kurumsal direktif / kılavuz ilke

"Alle Abteilungsleiter sind angewiesen, die strengen Kostenvorgaben der Geschäftsführung für das laufende Quartal einzuhalten."

↳ Tüm departman yöneticilerine mevcut çeyrek için yönetimin sıkı bütçe direktiflerine uyma talimatı verildi.

derAblaufplan(Pl. -pläne)

Bedeutung: iş akış planı / operasyon takvimi

"Der Projektkoordinator hat den detaillierten Ablaufplan an alle Beteiligten zur Prüfung und Freigabe versandt."

↳ Proje koordinatörü, ayrıntılı iş akış planını inceleme ve onay için tüm paydaşlara iletti.

diePriorisierung(Pl. -en)

Bedeutung: önceliklendirme / önem sırasına göre sıralama

"Angesichts knapper Deadlines müssen wir eine strikte Priorisierung der offenen Tickets im Backlog vornehmen."

↳ Sıkışık teslim tarihleri göz önüne alındığında, bekleyen iş biletlerinde katı bir önceliklendirme yapmalıyız.

dieRessource(Pl. -n)

Bedeutung: kaynaklar / operasyonel bütçe ve personel gücü

"Für die Umsetzung des Sicherheitsaudits stehen uns im zweiten Halbjahr zusätzliche finanzielle Ressourcen zur Verfügung."

↳ Güvenlik denetiminin uygulanması için yılın ikinci yarısında ek mali kaynaklar kullanımımıza sunulacak.

derArbeitsablauf(Pl. -abläufe)

Bedeutung: çalışma prosedürü / operasyonel iş süreci

"Durch die Einführung der neuen Cloud-Software konnten wir den internen Arbeitsablauf bei der Rechnungsprüfung spürbar beschleunigen."

↳ Yeni bulut yazılımının devreye alınması sayesinde fatura denetimindeki dahili iş akışını belirgin biçimde hızlandırdık.

2. Toplantılar, Konferanslar ve Karar Alma

Oturum yönetimi, resmi yönetim kurulu kararları ve oylama prosedürleri için kurumsal terimler.

dieTagesordnung(Pl. -en)

Bedeutung: toplantı gündemi / görüşülecek maddeler listesi

"Der Abteilungsleiter bittet darum, zusätzliche Punkte bis spätestens Donnerstag zur Tagesordnung anzumelden."

↳ Bölüm başkanı, ek maddelerin en geç perşembe gününe kadar toplantı gündemine iletilmesini rica ediyor.

dasProtokoll(Pl. -e)

Bedeutung: toplantı tutanağı / resmi müzakere kaydı

"Frau Berger führt heute das Protokoll und stellt die Zusammenfassung bis morgen Mittag in das Intranet."

↳ Bayan Berger bugün toplantı tutanağını tutacak ve özeti yarın öğleye kadar şirket içi ağa yükleyecek.

dieBeschlussfähigkeit(Pl. -en)

Bedeutung: toplantı ve karar yeter sayısı / yasal nisap

"Da mehr als die Hälfte der stimmberechtigten Abteilungsleiter anwesend ist, ist die Beschlussfähigkeit der Sitzung gegeben."

↳ Oy hakkına sahip departman yöneticilerinin yarıdan fazlası hazır bulunduğu için toplantının karar yeter sayısı sağlanmıştır.

derEinwand(Pl. -wände)

Bedeutung: resmi itiraz / gerekçeli çekince

"Gegen den vorgeschlagenen Zeitplan hat die Rechtsabteilung schwerwiegende datenschutzrechtliche Einwände erhoben."

↳ Hukuk departmanı önerilen zaman çizelgesine veri koruma mevzuatı açısından ciddi itirazlar getirdi.

dieVertagung(Pl. -en)

Bedeutung: oturumun ertelenmesi / ileri bir tarihe bırakılması

"Weil wichtige Unterlagen der Wirtschaftsprüfer noch fehlten, beantragte der Vorstand die Vertagung der Abstimmung auf nächste Woche."

↳ Bağımsız denetçilerin önemli belgeleri henüz eksik olduğu için yönetim kurulu oylamanın gelecek haftaya ertelenmesini talep etti.

dasStimmrecht(Pl. -e)

Bedeutung: resmi oy hakkı

"In der Beiratssitzung besitzen ordentliche Mitglieder ein volles Stimmrecht, während Gäste lediglich beratend mitwirken."

↳ Danışma kurulu toplantısında asil üyeler tam oy hakkına sahipken konuklar yalnızca danışma niteliğinde katkı sunar.

dasMeinungsbild(Pl. -er)

Bedeutung: bağlayıcı oylama öncesi eğilim yoklaması / görüş tespiti

"Bevor wir eine formelle Entscheidung fassen, möchte die Projektleitung ein kurzes Meinungsbild per Handzeichen einholen."

↳ Resmi bir karar almadan önce proje yönetimi el kaldırarak kısa bir eğilim yoklaması yapmak istiyor.

derZwischenbericht(Pl. -e)

Bedeutung: ara faaliyet raporu / dönemsel durum bilgilendirmesi

"Der Lenkungskreis verlangt zum Monatsende einen Zwischenbericht über den aktuellen Budgetverbrauch."

↳ Yönlendirme komitesi ay sonuna kadar güncel bütçe kullanımı hakkında bir ara rapor sunulmasını talep ediyor.

dieRücksprache(Pl. -n)

Bedeutung: istişare / yetkiliyle veya çalışma arkadaşıyla kısa görüşme

"Ich kann diesen Vertrag erst nach Rücksprache mit der Geschäftsleitung verbindlich unterzeichnen."

↳ Bu sözleşmeyi ancak şirket yönetimiyle istişare ettikten sonra bağlayıcı olarak imzalayabilirim.

dieWortmeldung(Pl. -en)

Bedeutung: söz alma talebi / toplantıda söz isteme

"Der Moderator bittet die Konferenzteilnehmer, bei Wortmeldungen das digitale Handhebe-Tool zu nutzen."

↳ Moderatör konferans katılımcılarından söz almak istediklerinde dijital el kaldırma aracını kullanmalarını rica ediyor.

3. Finans, Satın Alma ve İnsan Kaynakları

İş hukuku ve ticari standartlar: Hastalık raporları, masraf merkezleri, ihbar süreleri ve harcırah hesapları.

dieKostenstelle(Pl. -n)

Bedeutung: masraf yeri / maliyet merkezi

"Geben Sie bei der Bestellung von Büromaterial bitte stets die Kostenstelle Ihrer Abteilung an."

↳ Ofis malzemesi sipariş ederken lütfen her zaman departmanınızın masraf merkezini belirtiniz.

dieAuftragsbestätigung(Pl. -en)

Bedeutung: sipariş onayı / sözleşmenin kurulduğunu teyit eden resmi belge

"Sobald die gegengezeichnete Auftragsbestätigung vorliegt, können die Zulieferer mit der Fertigung beginnen."

↳ İmzalanmış sipariş onayı elimize ulaşır ulaşmaz tedarikçiler üretime başlayabilir.

derKostenvoranschlag(Pl. -schläge)

Bedeutung: tahmini maliyet hesabı / fiyat teklifi dökümü

"Wir fordern von mindestens drei verschiedenen Agenturen einen detaillierten Kostenvoranschlag an, bevor wir den Auftrag vergeben."

↳ İşi ihale etmeden önce en az üç farklı ajanstan ayrıntılı maliyet teklifi talep ediyoruz.

dieGehaltsabrechnung(Pl. -en)

Bedeutung: aylık maaş bordrosu / net ve brüt kesinti dökümü

"Die Personalabteilung stellt die monatliche Gehaltsabrechnung verschlüsselt im Mitarbeiterportal bereit."

↳ İnsan kaynakları departmanı aylık maaş bordrosunu çalışan portalında şifreli olarak erişime açmaktadır.

dieArbeitsunfähigkeitsbescheinigung(Pl. -en)

Bedeutung: iş göremezlik raporu / resmi hekim istirahat belgesi (eAU)

"Dauert die Krankheit länger als drei Kalendertage, braucht der Arbeitgeber eine Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung."

↳ Hastalık üç takvim gününden uzun sürerse işveren iş göremezlik raporu ister.

derUrlaubsanspruch(Pl. -ansprüche)

Bedeutung: yıllık ücretli izin hakkı / tatil hakedişi

"Der gesetzliche Mindesturlaubsanspruch nach Bundesurlaubsgesetz beträgt bei einer Fünf-Tage-Woche 20 Arbeitstage."

↳ Federal İzin Yasası uyarınca haftada beş gün çalışanlar için yasal asgari izin hakkı 20 iş günüdür.

dieÜberstundenregelung(Pl. -en)

Bedeutung: fazla mesai düzenlemesi / denkleştirme ve ödeme şartları

"Unsere Überstundenregelung sieht vor, dass geleistete Mehrarbeit bevorzugt durch Freizeitausgleich abgegolten wird."

↳ Fazla mesai düzenlememiz, yapılan fazla çalışmanın öncelikle serbest zaman telafisi ile karşılanmasını öngörmektedir.

dieSpesenabrechnung(Pl. -en)

Bedeutung: harcırah ve iş seyahati masraf formu / gider pusulası

"Bitte reichen Sie alle Originalbelege für die Dienstreise zusammen mit der Spesenabrechnung bis Monatsende ein."

↳ Lütfen iş seyahatine ait tüm orijinal fişleri masraf dökümüyle birlikte ay sonuna kadar teslim ediniz.

dieKündigungsfrist(Pl. -en)

Bedeutung: iş akdi fesih ihbar süresi

"Nach § 622 BGB verlängert sich die gesetzliche Kündigungsfrist für den Arbeitgeber mit zunehmender Betriebszugehörigkeit des Mitarbeiters."

↳ BGB Madde 622 uyarınca işveren için yasal fesih ihbar süresi, çalışanın şirketteki kıdemi arttıkça uzar.

dieProbezeit(Pl. -en)

Bedeutung: deneme süresi / iki haftalık kısaltılmış ihbar süresine tabi ilk dönem

"Während der sechsmonatigen Probezeit kann das Arbeitsverhältnis von beiden Parteien mit einer Frist von zwei Wochen gekündigt werden."

↳ Altı aylık deneme süresi boyunca iş sözleşmesi her iki tarafça iki haftalık bildirim süresiyle feshedilebilir.

4. Yazışmalar, Uyum (Compliance) ve Veri Koruma

KVKK / GDPR uyumu, gizlilik sözleşmeleri (NDA), resmi onay süreçleri ve şirket içi ihtar prosedürleri.

dieGeheimhaltungsvereinbarung(Pl. -en)

Bedeutung: gizlilik sözleşmesi (NDA) / ticari sırları koruma taahhüdü

"Vor Beginn der Sondierungsgespräche mit dem Kooperationspartner muss eine wechselseitige Geheimhaltungsvereinbarung unterzeichnet werden."

↳ İş birliği ortağıyla keşif görüşmelerine başlamadan önce karşılıklı bir gizlilik sözleşmesi imzalanmalıdır.

dieDatenschutz-Grundverordnung(Pl. kein Plural)

Bedeutung: Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR / DSGVO)

"Die Erfassung von Kundendaten auf der Firmenwebsite muss vollumfänglich den strengen Vorgaben der Datenschutz-Grundverordnung entsprechen."

↳ Şirket web sitesinde müşteri verilerinin toplanması, GDPR kurallarına bütünüyle uygun olmak zorundadır.

dieFreigabe(Pl. -n)

Bedeutung: resmi onay / lansman veya basım öncesi yetkili onayı

"Die Druckerei darf den Katalog erst drucken, nachdem die Marketingleitung die endgültige Freigabe schriftlich erteilt hat."

↳ Matbaa ancak pazarlama direktörü nihai onayı yazılı olarak verdikten sonra kataloğu basabilir.

dasMahnwesen(Pl. kein Plural)

Bedeutung: şirket içi alacak takip ve ihtar süreci

"Wenn der Kunde nach 30 Tagen nicht zahlt, wird die offene Rechnung automatisch an das betriebliche Mahnwesen übergeben."

↳ Müşteri 30 gün içinde ödeme yapmazsa açık fatura otomatik olarak şirket içi ihtar ve alacak takip sistemine aktarılır.

dieWiedervorlage(Pl. -n)

Bedeutung: belirli bir tarihte yeniden ele alınmak üzere kayda alma / takip tarihi

"Ich lege mir diesen Vertrag auf Wiedervorlage für den 15. November, um rechtzeitig über die Kündigungsoption zu entscheiden."

↳ Fesih hakkı konusunda zamanında karar verebilmek için bu sözleşmeyi 15 Kasım takip tarihine alıyorum.

derVerteiler(Pl. - )

Bedeutung: e-posta dağıtım listesi / alıcı listesi

"Bitte nehmen Sie alle neuen Teammitglieder umgehend in den offiziellen E-Mail-Verteiler der Projektgruppe auf."

↳ Lütfen tüm yeni ekip üyelerini derhal proje grubunun resmi e-posta dağıtım listesine ekleyiniz.

derVermerk(Pl. -e)

Bedeutung: resmi dosya notu / dahili bilgi notu

"Der Sachbearbeiter verfasste einen internen Vermerk über das geführte Kundengespräch zur Ablage in der Kundenakte."

↳ Görevli personel, müşteri dosyasında saklanmak üzere yapılan görüşmeye dair dahili bir bilgi notu hazırladı.

dieReklamation(Pl. -en)

Bedeutung: kusurlu mal veya hizmet şikayeti / garanti kapsamında itiraz

"Der Kundenservice prüft eingehende Reklamationen innerhalb von zwei Werktagen auf berechtigte Gewährleistungsansprüche."

↳ Müşteri hizmetleri gelen şikayetleri haklı garanti talepleri açısından iki iş günü içinde değerlendirir.

derTätigkeitsbericht(Pl. -e)

Bedeutung: faaliyet raporu / çalışma dökümü ve mesai kanıtı

"Externe Berater müssen am Monatsende einen detaillierten Tätigkeitsbericht vorlegen, um ihre Stunden abzurechnen."

↳ Dış danışmanlar çalıştıkları saatleri faturalandırabilmek için ay sonunda ayrıntılı bir faaliyet raporu sunmak zorundadır.

dieWeiterleitung(Pl. -en)

Bedeutung: yetkili birime iletme / yönlendirme

"Vielen Dank für Ihre Anfrage. Ich veranlasse unverzüglich die Weiterleitung an unsere Fachabteilung für Reklamationen."

↳ Talebiniz için teşekkür ederiz. Konuyu derhal şikayetler konusunda uzman birimimize iletiyorum.

2

2. 4 tipik ofis durumunda hangi kalıplar kullanılır?

İş akışınızda doğrudan kullanabileceğiniz hazır diplomatik ifadeleri incelemek için bir senaryo seçiniz.

A. Toplantıda: Söz Alma ve İtirazları Dile Getirme

"Dürfte ich an dieser Stelle kurz einhaken und einen wichtigen Aspekt ergänzen?"

↳ Bu noktada kısa bir parantez açıp önemli bir hususu ekleyebilir miyim?

Kontext: Sözü kibarca ve profesyonelce devralma

"Aus unserer fachlichen Perspektive bestehen bei diesem Zeitplan noch erhebliche Bedenken."

↳ Teknik açımızdan bakıldığında bu takvimle ilgili hala ciddi çekinceler bulunmaktadır.

Kontext: Zaman planına ilişkin çekinceleri diplomatik biçimde iletme

"Ich teile Ihre Einschätzung weitgehend, möchte jedoch zu bedenken geben, dass die Ressourcen begrenzt sind."

↳ Değerlendirmenize büyük ölçüde katılıyorum, ancak kaynaklarımızın sınırlı olduğunu göz önünde bulundurmamız gerekir.

Kontext: Kısmi onay verip kaynak kısıtını mantıklı şekilde hatırlatma

"Lassen Sie uns diesen Punkt vertagen und nach Vorlage der Kennzahlen erneut aufrollen."

↳ Bu maddeyi erteleyelim ve temel veriler sunulduktan sonra yeniden masaya yatıralım.

Kontext: Rakamlar netleşene kadar konuyu erteleme önerisi

"Könnten wir uns darauf verständigen, dieses Vorgehen in einem Zwischenbericht festzuhalten?"

↳ Bu yaklaşımı bir ara raporda kayıt altına alma konusunda mutabık kalabilir miyiz?

Kontext: Ortak mutabakat sağlama ve ara raporda belgeleme

3. Alman ofislerinde hangi dil tuzakları var?

Günlük konuşma dili ile B2/C1 kurumsal profesyonellik arasındaki fark: Özel hayatta kabul gören ancak toplantılarda puan kaybettiren ifadeler.

1. "Protokoll machen" yerine Kurumsal Birleşik Fiil Kullanımı

Umgangssprachlich / Fehlerhaft:

✗ Ich werde heute das Protokoll machen.

B2/C1 Standard:

✓ Ich werde heute das Protokoll führen / anfertigen.

İş Almancasında (B2/C1) günlük konuşma dili olan "machen" yerine "Protokoll führen" (toplantı anında tutanağı yazmak) veya "anfertigen" (resmi tutanağı hazırlamak) kullanılır.

2. "Termin ausmachen" yerine Profesyonel Randevu Belirleme

Umgangssprachlich / Fehlerhaft:

✗ Können wir schnell einen Termin ausmachen?

B2/C1 Standard:

✓ Können wir einen Termin abstimmen / vereinbaren / anberaumen?

"Ausmachen" özel hayatta buluşma ayarlamak içindir. İş dünyasında meslektaşlar arasında "abstimmen", müşterilerle "vereinbaren", resmi kurul toplantılarında ise "anberaumen" tercih edilir.

3. "Homeoffice machen" yerine Yasal ve Dilsel Doğruluk

Umgangssprachlich / Fehlerhaft:

✗ Ich mache morgen Homeoffice.

B2/C1 Standard:

✓ Ich arbeite morgen mobil / im Homeoffice.

Dilbilgisi açısından Homeoffice "machen" fiiliyle kullanılmaz. Daha doğru ifade şudur: "Ich arbeite mobil" veya "Ich bin im Homeoffice tätig".

4. "Idee haben" yerine Resmi Öneri Sunma

Umgangssprachlich / Fehlerhaft:

✗ Ich habe eine Idee für das neue Projekt.

B2/C1 Standard:

✓ Ich möchte einen Vorschlag einbringen / zur Diskussion stellen.

"Bir fikrim var" (Idee haben) demek kurumsal kurullarda fazla basit kaçar. Önerimiz: "einen Vorschlag einbringen" veya "zur Diskussion stellen" gibi kalıpları kullanın.

5. "Diskutieren" yerine "Erörtern / Besprechen"

Umgangssprachlich / Fehlerhaft:

✗ Wir müssen dieses Problem morgen diskutieren.

B2/C1 Standard:

✓ Wir sollten diese Angelegenheit morgen erörtern / besprechen.

Almancada "diskutieren" sözcüğü sıklıkla hararetli bir tartışmayı veya anlaşmazlığı çağrıştırır. Nesnel iş toplantılarında "erörtern", "besprechen" veya "abstimmen" fiilleri kullanılır.

4

4. İnteraktif Teşhis Testi: 5 B2 İş Senaryosu

Almanya’daki iş terimleri, hukuki kavramlar ve diplomatik kalıplar bilginizi anında çözümlü testle değerlendirin.

1. Resmi bir toplantıda bir projeye yönelik çekinceleri belirtmek için en uygun ifade hangisidir?

2. "Legen Sie diesen Vorgang bitte auf Wiedervorlage für den 10. Mai" talimatı ne anlama gelir?

3. "Protokoll" ismiyle resmi iş standardında birleşik fiil oluşturan doğru fiil hangisidir?

4. Proje yönetiminde "Engpass" (darboğaz) olarak adlandırılan durum neyi ifade eder?

5. Resmi olarak iletilen bir "Auftragsbestätigung" (sipariş onayı) hangi hukuki sonucu doğurur?

5. Alman Ofis Kültürü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Modern Alman ofislerinde "Du" ve "Sie" hitabı nasıl belirlenir?

Girişimlerde ve teknoloji şirketlerinde şirket geneli "Du" yaygın olsa da bankalar, resmi daireler ve köklü sanayi kuruluşlarında "Sie" standardı devam eder. Genel kural şudur: Kıdem veya hiyerarşi olarak üstte bulunan kişi "Du" teklifinde bulunur. Dış müşteriler ve resmi denetçilerle daima "Sie" kullanılır.

Almanya’da işe hastalık bildirimi yaparken hangi yasal süreler geçerlidir?

Ücretin Devamı Yasası’na (EntgFG) göre çalışanlar hastalığı ve tahmini süresini gecikmeden, tercihen mesai başlamadan önce bildirmelidir. Hastalık üç takvim gününden uzun sürerse doktor raporu gerekir; yasal sigortalılarda muayenehane bunu bugün genellikle dijital olarak (eAU) sağlık sigortasına iletir, işveren de raporu oradan alır. İşveren raporu daha erken de isteyebilir. Ayrıntılar iş sözleşmesine ve işyerine bağlıdır.

"Auf Wiedervorlage legen" ofis uygulamasında somut olarak ne anlama gelir?

Süre yönetiminin temel ofis aracıdır: Bir işlem henüz tamamlanamıyorsa (örneğin müşteri yanıtı bekleniyorsa), dosyaya bir takip tarihi atanır. O gün geldiğinde sistem personele konuyu aktif olarak hatırlatır.

DIN 5008 standardı şirket içi e-postalarda da geçerli midir yoksa sadece resmi mektuplar için mi?

DIN 5008 tipografi kuralları (ISO tarih yazımı, telefon numarası boşlukları, hitap sonrası boş satır kuralı) kurumsal e-posta iletişimi için de geçerlidir. Dahili sohbetlerde esneklik sağlansa da resmi e-postalarda standartlara uyulmalıdır.

Alman iş toplantılarında görüş ayrılıkları karşısında nasıl profesyonel davranılır?

Alman iş kültüründe nesnellik esastır ("konuda tavizsiz, üslupta saygılı"). Kişisel hisler ile nesnel verileri birbirinden kesin olarak ayırın. "Ich sehe den Punkt, gebe jedoch zu bedenken..." gibi yapıcı diplomatik kalıplar kullanın.

Almanya’da kurumsal e-posta hesabını özel işler için kullanmak yasal mıdır?

Bu durum iş sözleşmesine ve şirket içi yönergelere bağlıdır. Açık bir izin yoksa yasaktır. İzin verildiğinde ise şirket posta kutularını genellikle eskisi kadar kolay denetleyemez. Bu yüzden birçok şirket özel kullanımı yasaklar ya da ayrıntılı biçimde düzenler.

LexDeutsch Ratgeber

İlgili B2/C1 Rehberleri ve Sınav Modülleri

telc B2 sınavına hazırlığınızı pratik rehberlerimizle derinleştirin.

İnteraktif Kelime Çalışması

İş Kelimelerini Kartlarla Çalışın

LexDeutsch kelime alıştırmasında kelimeleri kartlar ve eşleştirme oyunuyla öğrenirsiniz; yanlış cevapladığınız kelimeler tekrar için zor kelimeler listenize eklenir.