Blog
Kurumsal İş Almancası ve telc B2/C1 Sınavları

İş Hayatında Nomen-Verb-Verbindungen (B2/C1): telc ve Kariyer İçin En Önemli 30 İsim-Fiil Kalıbı

Güncellendi: ·

Alman iş dünyasında ve resmi yazışmalarda isim ağırlıklı üslup (Nominalstil) hakimdir. Kalıplaşmış isim-fiil yapılarına (FVG) hakim olan profesyoneller, Sprachbausteine bölümündeki tipik tuzakları daha kolay fark eder.

CEFR B2/C1 StandardıLexDeutsch Uzman Kadrosu12 dk okuma
Nomen-Verb-Verbindungen im Beruf B2/C1 Funktionsverbgefüge
1

1. Alman iş hayatında isim üslubu neden hakimdir?

Günlük konuşmada eylem doğrudan fiille anlatılırken («Wir müssen entscheiden»), profesyonel iş dünyası (DIN 5008, BGB sözleşmeleri, yönetim kurulu tutanakları) nesnel bir mesafe talep eder. İsim-fiil kalıpları eylemi nesnelleştirerek kurumsal saygınlık ve yasal kesinlik kazandırır.

1. Sachliche Distanz

Statt persönlicher Vorwürfe («Sie haben uns falsch informiert») entlastet die NVV («Wir wurden nicht in Kenntnis gesetzt») die Beziehungsebene.

2. Passiv-Alternative

Gefüge wie «zur Verfügung stehen» oder «zur Anwendung kommen» ersetzen das Vorgangspassiv ohne grammatikalische Überladung.

3. B2/C1 Prüfungsvorteil

In telc B2 Beruf zählt im Schreiben und Sprechen, ob Sie den passenden beruflichen Ton treffen – Funktionsverbgefüge helfen dabei.

2

2. İnteraktif Matris: B2/C1 İçin 30 Temel İsim-Fiil Kalıbı

Konu başlıklarına göre filtreleyin veya arama kutusunu kullanın. Örnek cümleyi panoya kopyalamak için simgeye tıklayın.

zur Verfügung stehen
= vorhanden sein / genutzt werden könnenDativ (Person)

«Für Rückfragen stehe ich Ihnen jederzeit gerne zur Verfügung.»

Sorularınız için her zaman memnuniyetle hizmetinizdeyim.

💡 İş e-postalarının sonundaki standart nezaket ifadesi.
zur Verfügung stellen
= bereitstellen / überlassenAkkusativ (Sache) + Dativ (Person)

«Die Geschäftsleitung stellt den Mitarbeitern neue Dienstlaptops zur Verfügung.»

Yönetim, çalışanlara yeni şirket dizüstü bilgisayarları tahsis ediyor.

💡 Kaynak, bütçe veya ekipman tahsis etme.
zur Sprache bringen
= ansprechen / thematisierenAkkusativ (Thema)

«Wir sollten die verzögerte Software-Lieferung im nächsten Teammeeting zur Sprache bringen.»

Geciken yazılım teslimatını bir sonraki ekip toplantısında gündeme getirmeliyiz.

💡 Müzakerelerde hassas bir konuyu aktif olarak açma.
zur Sprache kommen
= besprochen werdenNominativ (Thema)

«Die Budgetkürzungen kamen während der Betriebsversammlung ausführlich zur Sprache.»

Bütçe kesintileri çalışanlar genel kurulunda ayrıntılı olarak gündeme geldi.

💡 «zur Sprache bringen» kalıbının edilgen karşılığı.
zur Anwendung kommen
= angewendet werdenNominativ (Regel / Gesetz)

«Die neuen Datenschutzrichtlinien kommen ab dem 1. November verbindlich zur Anwendung.»

Yeni veri gizliliği kuralları 1 Kasım'dan itibaren zorunlu olarak uygulanacaktır.

💡 Şirket içi yasal uyum ve operasyonel kurallar.
zur Anwendung bringen
= anwenden / einsetzenAkkusativ (Methode / Gesetz)

«Die Ingenieure bringen ein innovatives Prüfverfahren zur Anwendung.»

Mühendisler yenilikçi bir test prosedürünü uygulamaya koyuyor.

💡 Teknik veya hukuki yöntemlerin aktif uygulanması.
in Gang setzen
= starten / anstoßenAkkusativ (Prozess)

«Der Vorstand hat umgehend eine interne Sonderprüfung in Gang gesetzt.»

Yönetim kurulu derhal dahili bir özel denetim sürecini başlattı.

💡 Proje başlatma veya resmi denetim süreçleri.
in Gang kommen
= anlaufen / beginnenNominativ (Produktion / Prozess)

«Die Serienproduktion ist nach den Umbauarbeiten reibungslos in Gang gekommen.»

Seri üretim, revizyon çalışmalarının ardından sorunsuz bir şekilde başladı.

💡 Üretim hatları ve operasyonel akış tanımları.
zum Abschluss bringen
= abschließen / beendenAkkusativ (Projekt / Verhandlung)

«Wir möchten die Vertragsverhandlungen noch in diesem Quartal erfolgreich zum Abschluss bringen.»

Sözleşme müzakerelerini bu çeyrek içinde başarıyla sonuçlandırmayı hedefliyoruz.

💡 Anlaşma ve projelerin başarıyla tamamlanması.
zum Abschluss kommen
= abgeschlossen werdenNominativ (Projekt / Verhandlung)

«Die Übernahme des Wettbewerbers kam nach monatelangen Verhandlungen zum Abschluss.»

Rakip şirketin devralınması aylarca süren müzakerelerin ardından tamamlandı.

💡 Şirket birleşmeleri ve proje tamamlanma raporları.
eine Entscheidung treffen
= entscheidenüber + Akkusativ

«Die Geschäftsführung muss bis Freitag eine verbindliche Entscheidung über den Standort treffen.»

Yönetim, Cuma gününe kadar yerleşim yeri hakkında bağlayıcı bir karar vermelidir.

💡 Sprachbausteine sınavlarının klasiği (Tuzak: asla «Entscheidung machen» denmez).
Maßnahmen ergreifen
= handeln / intervenierengegen / für + Akkusativ

«Um den Lieferengpass abzufedern, müssen wir unverzüglich personelle Maßnahmen ergreifen.»

Teslimat darboğazını hafifletmek için derhal personel önlemleri almalıyız.

💡 Kriz yönetimi ve süreç iyileştirme.
Vorbereitungen treffen
= vorbereitenfür + Akkusativ

«Das Marketingteam trifft bereits intensive Vorbereitungen für die Fachmesse im März.»

Pazarlama ekibi, Mart ayındaki fuar için yoğun hazırlıklar yapıyor.

💡 Etkinlik yönetimi ve proje organizasyonu.
einen Entschluss fassen
= sich entschließenzu + Dativ

«Nach gründlicher Abwägung fasste der Aufsichtsrat den Entschluss, das Werk auszubauen.»

Kapsamlı bir değerlendirmenin ardından denetim kurulu tesisi genişletme kararı aldı.

💡 Yönetim düzeyinde stratejik kararlar.
die Initiative ergreifen
= die Führung übernehmen / aktiv werdenfür + Akkusativ

«Im Vorstellungsgespräch betonte sie, wie sie eigenständig die Initiative für das Digitalisierungsprojekt ergriff.»

İş mülakatında dijitalleşme projesi için nasıl bağımsız olarak inisiyatif aldığını vurguladı.

💡 İş başvuruları ve sözlü sınavda bir konu hakkında konuşma.
Stellung nehmen
= sich äußern / Position beziehenzu + Dativ

«Der Abteilungsleiter muss bis morgen zu den Vorwürfen des Kunden schriftlich Stellung nehmen.»

Departman müdürü yarın akşama kadar müşterinin iddialarına yazılı olarak görüş bildirmelidir.

💡 Şikayet yönetimi ve kurumsal resmi yazışmalar.
Kritik üben
= kritisierenan + Dativ

«Die Wirtschaftsprüfer übten scharfe Kritik an der mangelhaften Dokumentation der Reisekosten.»

Denetçiler seyahat giderlerinin yetersiz belgelenmesini sert bir şekilde eleştirdi.

💡 Sınav tuzağı: Daima «Kritik üben» kullanılır («Kritik machen» denmez).
eine Vereinbarung treffen
= vereinbarenüber + Akkusativ / mit + Dativ

«Beide Parteien trafen eine einvernehmliche Vereinbarung über die künftigen Zahlungskonditionen.»

Her iki taraf da gelecekteki ödeme koşulları konusunda karşılıklı bir anlaşmaya vardı.

💡 Müzakere tutanakları ve uzlaşma anlaşmaları.
in Kenntnis setzen
= informieren / benachrichtigenvon + Dativ / über + Akkusativ

«Wir setzen Sie hiermit fristgerecht über die geplante Preisanpassung in Kenntnis.»

İşbu yazıyla planlanan fiyat güncellemesi hakkında sizi süresi içinde bilgilendiriyoruz.

💡 Resmi bildirimler, fesih ihtarları ve fiyat güncellemeleri.
zum Ausdruck bringen
= ausdrücken / formulierenAkkusativ (Bedenken / Dank)

«Der Betriebsratsvorsitzende brachte seine tiefe Besorgnis über die Stellenstreichungen zum Ausdruck.»

İş yeri temsilcisi istihdam kesintileri hakkındaki derin endişesini dile getirdi.

💡 Mektup ve konuşmalarda şükran veya endişe belirtme.
Bescheid geben / wissen
= informieren / informiert seinüber + Akkusativ

«Geben Sie mir bitte bis heute Nachmittag kurz Bescheid, ob Sie am Call teilnehmen können.»

Görüşmeye katılıp katılamayacağınızı lütfen bugün öğleden sonraya kadar kısaca bildirin.

💡 İş arkadaşları ve proje ortakları arasında yarı resmi koordinasyon.
Vorwürfe erheben
= vorwerfen / beschuldigengegen + Akkusativ

«Der Kunde erhob schwere Vorwürfe gegen unseren technischen Kundendienst.»

Müşteri, teknik destek servisimize karşı ağır suçlamalarda bulundu.

💡 Şikayet vakaları ve hukuki anlaşmazlıklar.
in Betracht ziehen
= erwägen / berücksichtigenAkkusativ (Option)

«Bei anhaltenden Lieferschwierigkeiten müssen wir eine Vertragsauflösung in Betracht ziehen.»

Teslimat sorunlarının devam etmesi halinde sözleşmenin feshini dikkate almak zorundayız.

💡 Stratejik planlama ve risk analizi.
in Erwägung ziehen
= nachdenken über / prüfenAkkusativ (Möglichkeit)

«Das Management zieht in Erwägung, das Sortiment um nachhaltige Produkte zu erweitern.»

Yönetim, ürün yelpazesini sürdürülebilir ürünlerle genişletmeyi değerlendiriyor.

💡 «in Betracht ziehen» yapısının daha üst düzey kurumsal eşanlamlısı.
in Kauf nehmen
= akzeptieren (Nachteile)Akkusativ (Nachteil)

«Um den Markteintritt zu beschleunigen, müssen wir anfänglich geringere Margen in Kauf nehmen.»

Pazara girişi hızlandırmak için başlangıçta daha düşük kar marjlarını göze almalıyız.

💡 Ticari tavizler ve kaçınılmaz maliyetlerin kabulü.
Gefahr laufen
= riskierenzu + Infinitiv

«Ohne automatisierte Datensicherung laufen wir Gefahr, wertvolle Kundendaten unwiderruflich zu verlieren.»

Otomatik veri yedekleme olmadan, değerli müşteri verilerini geri dönülemez şekilde kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız.

💡 Risk analizi ve güvenlik uyarıları.
unter Beweis stellen
= beweisen / demonstrierenAkkusativ (Kompetenz)

«Das Projektteam stellte seine Krisenfestigkeit unter schwierigsten Bedingungen erfolgreich unter Beweis.»

Proje ekibi krizlere karşı direncini en zorlu koşullarda başarıyla kanıtladı.

💡 Çalışma belgeleri, performans değerlendirmeleri ve referanslar.
in Anspruch nehmen
= beanspruchen / nutzenAkkusativ (Hilfe / Zeit)

«Für die steuerliche Prüfung nahmen wir die Beratung einer renommierten Kanzlei in Anspruch.»

Vergi denetimi için köklü bir hukuk bürosunun danışmanlık hizmetinden yararlandık.

💡 Danışmanlık hizmeti alma ve garanti haklarını kullanma.
Rücksicht nehmen
= berücksichtigen / schonenauf + Akkusativ

«Bei der Urlaubsplanung müssen Führungskräfte besondere Rücksicht auf familiäre Verpflichtungen nehmen.»

Tatil planlamasında yöneticiler ailevi sorumluluklara özel bir özen göstermelidir.

💡 Liderlik etiği ve çalışma ortamı dengesi.
in Kraft treten
= gültig werdenNominativ (Gesetz / Vertrag)

«Die neuen Arbeitszeitregelungen treten mit Beginn des nächsten Monats verbindlich in Kraft.»

Yeni çalışma saati düzenlemeleri önümüzdeki ayın başında bağlayıcı olarak yürürlüğe girer.

💡 Toplu iş sözleşmeleri ve iş hukuku süreleri.
3

3. Sprachbausteine bölümünde hangi tuzaklar var?

telc B2 Beruf Sprachbausteine Bölüm 1 ve 2'de seçenekler arasında yanlış eşleşen fiiller çeldirici olarak yer alabilir. Bu tipik tuzakları inceleyin:

Typische Distraktor-Fehler (Falle)
  • • eine Entscheidung machen / finden
  • • in Betracht nehmen / stellen
  • • Kritik sagen / äußern (im NVV-Sinn)
  • • unter Beweis bringen
Korrektes B2/C1 Funktionsverb (Erfolg)
  • • eine Entscheidung treffen
  • • in Betracht ziehen
  • • Kritik üben (an + Dat.)
  • • unter Beweis stellen
4

4. Basit fiil dilinden profesyonel B2 isim üslubuna nasıl geçilir?

Dahili bir durum raporunun basit A2/B1 ifadelerinden üst düzey kurumsal B2/C1 metnine nasıl dönüştüğünü görün.

Verbalstil A2/B1 (Simpel, umgangssprachlich)

«Wir müssen jetzt schnell handeln, weil wir sonst Kunden verlieren können.»

«Ich schlage vor, dass wir die Kosten besprechen und dann entscheiden.»

«Der Chef hat den Vertrag gestern unterschrieben und alles beendet.»

Nominalstil B2/C1 (Präzise, managementreif)

«Wir müssen unverzüglich Maßnahmen ergreifen, da wir andernfalls Gefahr laufen, Marktanteile einzubüßen.»

«Ich würde anregen, die Gesamtkosten zur Sprache zu bringen, um eine tragfähige Entscheidung zu treffen.»

«Die Geschäftsführung hat die Verhandlungen erfolgreich zum Abschluss gebracht.»

5

5. İnteraktif Tanı Testi: telc B2 Düzeyinde Alıştırmalar

İsim-fiil eşleşmeleri ve edat bilginizi anında açıklamalı testle ölçün.

Frage 1: «Die Geschäftsführung muss endlich eine Entscheidung _____» cümlesini hangi fiil tamamlar?

Frage 2: İşverenin çalışma ekipmanını aktif olarak çalışanların kullanımına sunduğunu hangi cümle doğru ifade eder?

Frage 3: Hangi isim-fiil yapısı olumsuz bir durumun bilerek kabullenildiğini ifade eder?

Frage 4: «Kritik üben _____» kalıbı hangi edat ve durumla birlikte kullanılır?

6. Nomen-Verb-Verbindungen Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İsim-fiil kalıbı (NVV) nedir ve sıradan bir fiilden farkı nedir?

“informieren” gibi bir fiilde anlamın tamamını fiil taşır. “in Kenntnis setzen” gibi bir isim-fiil kalıbında ise içeriği isim taşır, fiil yalnızca dilbilgisel işlevi üstlenir; bu da daha nesnel ve resmi bir ton yaratır.

telc B2 Beruf için kaç isim-fiil kalıbı öğrenmelisiniz?

Sınav belirli bir sayı öngörmez. Uzun listeleri yalnızca pasif olarak bilmek yerine, bu sayfadaki yaklaşık 30 sık kalıbı edatı ve fiiliyle birlikte sağlam öğrenip yazdığınız metinlerde ve konuşmada aktif kullanmak daha mantıklıdır.

telc B2 Beruf’ta isim-fiil kalıpları nerede karşınıza çıkar?

En çok Sprachbausteine bölümünde; burada yanlış fiil ya da yanlış edat sıklıkla çeldirici olarak sunulur. Yazma ve konuşmada ise “Stellung nehmen” veya “Maßnahmen ergreifen” gibi kalıplar nesnel ve profesyonel tonu yakalamanıza yardımcı olur.

“zur Verfügung stellen” ile “zur Verfügung stehen” arasındaki fark nedir?

“Stellen” etkendir: Biri başka birine bir şey sağlar (“Wir stellen Ihnen die Unterlagen zur Verfügung”). “Stehen” ise bir durumu anlatır: Biri ya da bir şey hazırdır (“Ich stehe Ihnen für Fragen zur Verfügung”). Bu ikisini karıştırmak Sprachbausteine’de tipik bir hatadır.

İsim-fiil kalıplarındaki edat için kesin kurallar var mı?

Hayır, edat mantıkla pek çıkarılamaz: “in Gang setzen” denir ama “zur Sprache bringen” ve “unter Beweis stellen” denir. Bu yüzden her kalıbı edat, isim ve fiilden oluşan sabit bir blok olarak öğrenin.

Bu kalıpları sözlü sınavda da kullanmaya değer mi?

Evet, partnerinizle sohbette ve Bölüm 3’teki ortak sorun çözmede sizi hemen daha profesyonel gösterirler. “Ich möchte hierzu kurz Stellung nehmen”, “Ich will was sagen”den daha kendinden emin, “Wir sollten Maßnahmen ergreifen” de “Wir müssen was machen”den daha uygundur.

telc B2 Beruf Sınavına Hazır mısınız?

İnteraktif deneme sınavlarımız, boşluk doldurma alıştırmalarımız ve DIN 5008 mektup şablonlarımızla çalışın.

LexDeutsch Ratgeber

İlgili B2/C1 Rehberleri ve Sınav Modülleri

telc B2 sınavına hazırlığınızı pratik rehberlerimizle derinleştirin.